Obezite Nedir ?

18/9/2017  

Obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal yağ birikimi veya diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama %30’dan, erkeklerde %25’ten fazla yağ olmasıdır.

Morbid obezite ise yağ birikiminin vücutta sağlığı bozacak ve hatta hayat süresini olumsuz etkileyecek düzeylere ulaşmasıdır. Bir kişiye obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir.

Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem “beden kitle indeksi’nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (İngilizce body mass index=BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

BMI=ağırlık (kilo)/ boy (metre) X boy (metre)

• < 19,9 kg/m2 altında olanlar zayıf

• 20-24,9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

• 25-29,9 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu

• 30-39,9 kg/m2 arasında olanlar obez (şişman)

• 40 kg/m2 üzerinde olanlar morbid obez olarak tanımlanır.

Normal bir yetişkin insanın BMI değeri 20-24,9 kg/m2 arasındadır. BMI değerinin 30 kg/m2 üzerine çıkması obezitenin sağlığı bozacak boyutlara çıktığının bir göstergesidir ve mutlaka tedavi edilmelidir. BMI 40 kg/m2 üzerinde olan veya 35 kg/ m2 üzerinde olup kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi yandaş sorunları olan hastalarda ise diyet ve davranış tedavilerinin uzun dönem kilo kaybını sağlamada başarılarının çok sınırlı olduğu bilinmektedir.

 

Obezite 

Obezitenin neden olduğu hastalıklar nelerdir?

Morbid obezite var olan hastalıklarını gidişatını olumsuz etkilediği gibi kendisi de yeni hastalıkların oluşmasında ana neden olabilir. Özellikle şeker hastalığı (tip 2 diyabet), çeşitli kalp hastalıkları, kalp krizi, damar hastalıkları, kemik erimesi, vücuttaki fazla ağırlığa bağlı olarak eklem hastalıkları ve kireçlenmeler, uyku apnesi sendromu, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, akciğer hastalıkları ve kanser riskinde artışa neden olur. Obezite, hayatı olumsuz etkileyen bu hastalıklar nedeniyle insanların işgücü verimini düşürmenin yanında insanların yaşama sevincini de ellerinden alır.Bu nedenle bu kişiler cerrahi olarak tedavi edilmelidirler.

Obezitenin Tedavisi 

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidr. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. 
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.
obezite 
 

2.Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.

Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü  ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır. 

3.Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4.Farmakolojik tedavi 

obezite 

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. 

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5.Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir.

Kaynak :

 

Obezite Nedir ? Sorusuna daha detaylı cevap bulmak için bizimle iletişime  geçebilirsiniz.
BİZE ULAŞIN
Gelişim Ortak Sağlık Güvenlik Birimi

ATAŞEHİR/İSTANBUL MERKEZ OFİS
Atatürk Mah. Turgut Özal Bulvarı
42 Ada Gardenya Rezidans 7/1 K:9 D: 56
Ataşehir/İstanbul

BAŞAKŞEHİR/İSTANBUL ŞUBESİ
İkitelli OSB Mah. Bağcılar - Güngören San. Sit. Metro İş Merkezi No:44 Başakşehir/İSTANBUL

+90 850 302 44 02 | +90 212 407 00 15
+90 212 909 39 06
satis@gelisimosgb.com.tr
TALEP FORMU
E-BÜLTEN
Gelişmelerden haberdar olabilmek için mail bültenimize kaydolun.

Obezite Nedir ?

18/9/2017  

Obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal yağ birikimi veya diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama %30’dan, erkeklerde %25’ten fazla yağ olmasıdır.

Morbid obezite ise yağ birikiminin vücutta sağlığı bozacak ve hatta hayat süresini olumsuz etkileyecek düzeylere ulaşmasıdır. Bir kişiye obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir.

Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem “beden kitle indeksi’nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (İngilizce body mass index=BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

BMI=ağırlık (kilo)/ boy (metre) X boy (metre)

• < 19,9 kg/m2 altında olanlar zayıf

• 20-24,9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

• 25-29,9 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu

• 30-39,9 kg/m2 arasında olanlar obez (şişman)

• 40 kg/m2 üzerinde olanlar morbid obez olarak tanımlanır.

Normal bir yetişkin insanın BMI değeri 20-24,9 kg/m2 arasındadır. BMI değerinin 30 kg/m2 üzerine çıkması obezitenin sağlığı bozacak boyutlara çıktığının bir göstergesidir ve mutlaka tedavi edilmelidir. BMI 40 kg/m2 üzerinde olan veya 35 kg/ m2 üzerinde olup kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi yandaş sorunları olan hastalarda ise diyet ve davranış tedavilerinin uzun dönem kilo kaybını sağlamada başarılarının çok sınırlı olduğu bilinmektedir.

 

Obezite 

Obezitenin neden olduğu hastalıklar nelerdir?

Morbid obezite var olan hastalıklarını gidişatını olumsuz etkilediği gibi kendisi de yeni hastalıkların oluşmasında ana neden olabilir. Özellikle şeker hastalığı (tip 2 diyabet), çeşitli kalp hastalıkları, kalp krizi, damar hastalıkları, kemik erimesi, vücuttaki fazla ağırlığa bağlı olarak eklem hastalıkları ve kireçlenmeler, uyku apnesi sendromu, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, akciğer hastalıkları ve kanser riskinde artışa neden olur. Obezite, hayatı olumsuz etkileyen bu hastalıklar nedeniyle insanların işgücü verimini düşürmenin yanında insanların yaşama sevincini de ellerinden alır.Bu nedenle bu kişiler cerrahi olarak tedavi edilmelidirler.

Obezitenin Tedavisi 

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidr. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. 
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.
obezite 
 

2.Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.

Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü  ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır. 

3.Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4.Farmakolojik tedavi 

obezite 

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. 

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5.Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir.

Kaynak :

 

Obezite Nedir ? Sorusuna daha detaylı cevap bulmak için bizimle iletişime  geçebilirsiniz.
Videolar
Gelişim OSGB
Foto Galeri
BİZE ULAŞIN
Gelişim Ortak Sağlık Güvenlik Birimi
İkiteli OSB Mah. Bağcılar-Güngören San.Sit.
Metro İş Merkezi No:44 Başakşehir/İSTANBUL
+90 850 302 44 02 | +90 212 407 00 15
+90 212 909 39 06
satis@gelisimosgb.com.tr
TALEP FORMU
E-BÜLTEN
Gelişmelerden haberdar olabilmek için mail bültenimize kaydolun.

Obezite Nedir ?

18/9/2017  

Obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal yağ birikimi veya diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama %30’dan, erkeklerde %25’ten fazla yağ olmasıdır.

Morbid obezite ise yağ birikiminin vücutta sağlığı bozacak ve hatta hayat süresini olumsuz etkileyecek düzeylere ulaşmasıdır. Bir kişiye obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir.

Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem “beden kitle indeksi’nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (İngilizce body mass index=BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

BMI=ağırlık (kilo)/ boy (metre) X boy (metre)

• < 19,9 kg/m2 altında olanlar zayıf

• 20-24,9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

• 25-29,9 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu

• 30-39,9 kg/m2 arasında olanlar obez (şişman)

• 40 kg/m2 üzerinde olanlar morbid obez olarak tanımlanır.

Normal bir yetişkin insanın BMI değeri 20-24,9 kg/m2 arasındadır. BMI değerinin 30 kg/m2 üzerine çıkması obezitenin sağlığı bozacak boyutlara çıktığının bir göstergesidir ve mutlaka tedavi edilmelidir. BMI 40 kg/m2 üzerinde olan veya 35 kg/ m2 üzerinde olup kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi yandaş sorunları olan hastalarda ise diyet ve davranış tedavilerinin uzun dönem kilo kaybını sağlamada başarılarının çok sınırlı olduğu bilinmektedir.

 

Obezite 

Obezitenin neden olduğu hastalıklar nelerdir?

Morbid obezite var olan hastalıklarını gidişatını olumsuz etkilediği gibi kendisi de yeni hastalıkların oluşmasında ana neden olabilir. Özellikle şeker hastalığı (tip 2 diyabet), çeşitli kalp hastalıkları, kalp krizi, damar hastalıkları, kemik erimesi, vücuttaki fazla ağırlığa bağlı olarak eklem hastalıkları ve kireçlenmeler, uyku apnesi sendromu, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, akciğer hastalıkları ve kanser riskinde artışa neden olur. Obezite, hayatı olumsuz etkileyen bu hastalıklar nedeniyle insanların işgücü verimini düşürmenin yanında insanların yaşama sevincini de ellerinden alır.Bu nedenle bu kişiler cerrahi olarak tedavi edilmelidirler.

Obezitenin Tedavisi 

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidr. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. 
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.
obezite 
 

2.Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.

Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü  ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır. 

3.Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4.Farmakolojik tedavi 

obezite 

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. 

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5.Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir.

Kaynak :

 

Obezite Nedir ? Sorusuna daha detaylı cevap bulmak için bizimle iletişime  geçebilirsiniz.
Videolar
Gelişim OSGB
Foto Galeri
BİZE ULAŞIN
Gelişim Ortak Sağlık Güvenlik Birimi

ATAŞEHİR/İSTANBUL MERKEZ OFİS
Atatürk Mah. Turgut Özal Bulvarı
42 Ada Gardenya Rezidans 7/1 K:9 D: 56
Ataşehir/İstanbul

BAŞAKŞEHİR/İSTANBUL ŞUBESİ
İkitelli OSB Mah. Bağcılar - Güngören San. Sit.
Metro İş Merkezi No:44 Başakşehir/İSTANBUL

+90 850 302 44 02 | +90 212 407 00 15
+90 212 909 39 06
satis@gelisimosgb.com.tr
TALEP FORMU
E-BÜLTEN
Gelişmelerden haberdar olabilmek için mail bültenimize kaydolun.

Obezite Nedir ?

18/9/2017  

Obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal yağ birikimi veya diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama %30’dan, erkeklerde %25’ten fazla yağ olmasıdır.

Morbid obezite ise yağ birikiminin vücutta sağlığı bozacak ve hatta hayat süresini olumsuz etkileyecek düzeylere ulaşmasıdır. Bir kişiye obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir.

Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem “beden kitle indeksi’nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (İngilizce body mass index=BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

BMI=ağırlık (kilo)/ boy (metre) X boy (metre)

• < 19,9 kg/m2 altında olanlar zayıf

• 20-24,9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

• 25-29,9 kg/m2 arasında olanlar fazla kilolu

• 30-39,9 kg/m2 arasında olanlar obez (şişman)

• 40 kg/m2 üzerinde olanlar morbid obez olarak tanımlanır.

Normal bir yetişkin insanın BMI değeri 20-24,9 kg/m2 arasındadır. BMI değerinin 30 kg/m2 üzerine çıkması obezitenin sağlığı bozacak boyutlara çıktığının bir göstergesidir ve mutlaka tedavi edilmelidir. BMI 40 kg/m2 üzerinde olan veya 35 kg/ m2 üzerinde olup kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi gibi yandaş sorunları olan hastalarda ise diyet ve davranış tedavilerinin uzun dönem kilo kaybını sağlamada başarılarının çok sınırlı olduğu bilinmektedir.

 

Obezite 

Obezitenin neden olduğu hastalıklar nelerdir?

Morbid obezite var olan hastalıklarını gidişatını olumsuz etkilediği gibi kendisi de yeni hastalıkların oluşmasında ana neden olabilir. Özellikle şeker hastalığı (tip 2 diyabet), çeşitli kalp hastalıkları, kalp krizi, damar hastalıkları, kemik erimesi, vücuttaki fazla ağırlığa bağlı olarak eklem hastalıkları ve kireçlenmeler, uyku apnesi sendromu, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, akciğer hastalıkları ve kanser riskinde artışa neden olur. Obezite, hayatı olumsuz etkileyen bu hastalıklar nedeniyle insanların işgücü verimini düşürmenin yanında insanların yaşama sevincini de ellerinden alır.Bu nedenle bu kişiler cerrahi olarak tedavi edilmelidirler.

Obezitenin Tedavisi 

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidr. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.

Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır. 
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18.5 – 24.9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.
obezite 
 

2.Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.

Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.

Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü  ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır. 

3.Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4.Farmakolojik tedavi 

obezite 

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır. 

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5.Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir.

Kaynak :

 

Obezite Nedir ? Sorusuna daha detaylı cevap bulmak için bizimle iletişime  geçebilirsiniz.
Videolar
Gelişim OSGB
Foto Galeri
BİZE ULAŞIN
Gelişim Ortak Sağlık Güvenlik Birimi

ATAŞEHİR/İSTANBUL MERKEZ OFİS
Atatürk Mah. Turgut Özal Bulvarı
42 Ada Gardenya Rezidans 7/1 K:9 D: 56
Ataşehir/İstanbul

BAŞAKŞEHİR/İSTANBUL ŞUBESİ
İkitelli OSB Mah. Bağcılar - Güngören San. Sit.
Metro İş Merkezi No:44 Başakşehir/İSTANBUL

+90 850 302 44 02 | +90 212 407 00 15
+90 212 909 39 06
satis@gelisimosgb.com.tr
TALEP FORMU
E-BÜLTEN
Gelişmelerden haberdar olabilmek için mail bültenimize kaydolun.